Arka plan
Nurettin Yedigöl, Erzincanlı bir ailenin çocuğuydu; 1970'lerde okumak için İstanbul'a geldi ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden mezun oldu. Üniversite yıllarında ve sonrasında sosyalist gençlik hareketi içinde yer aldı. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Kaybolduğunda 26 yaşındaydı.
Olay
Yedigöl, Nisan 1981'de İstanbul İdealtepe'de bir eve yapılan baskında gözaltına alındı. Kaynaklarda gözaltı tarihi 10 Nisan veya 12 Nisan 1981 olarak geçiyor; bu nedenle tarih konusunda kesin bir ifade kullanmak yerine "Nisan 1981" denmesi daha doğrudur.
Aktarılanlara göre Gayrettepe'deki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siyasi Şube'ye götürüldü ve burada ağır işkenceye maruz kaldığı belirtiliyor. Aynı yerde sorgulanan diğer tutuklular onu en son kanlar içinde, konuşamayacak durumda gördüklerini anlattı. Bundan sonra kendisinden haber alınamadı.
Soruşturma ve yargı süreci
Babası İsmail Yedigöl, oğlunu bulmak için tüm resmî makamlara başvurdu; İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı ve Emniyet, Yedigöl'ün gözaltına alınmadığını söyledi. Aktarımlara göre on kişi Yedigöl'ü Siyasi Şube'de gördüklerine dair tanıklık yaptı.
Bianet'in aktardığına göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili üç ayrı soruşturma yürüttü ve üçü de zamanaşımı gerekçesiyle takipsizlikle sonuçlandı. Anne ve babası, oğullarını ölene kadar aradı.
Bugün
Nurettin Yedigöl'ün akıbeti bilinmiyor. Cumartesi Anneleri/İnsanları, dosyasını yıllardır gündeme getiriyor; son olarak 2025 ve 2026'da Galatasaray Meydanı'nda akıbetini sordu. Aile ve hak örgütleri, zorla kaybetmelerde zamanaşımının uygulanmaması gerektiğini savunuyor.
Cumartesi Anneleri/İnsanları, zorla kaybedilen yakınlarının akıbetini soran ailelerin 27 Mayıs 1995'te İstanbul Galatasaray Meydanı'nda başlattığı sessiz oturma eylemidir. Eylem 1999'da ara verdikten sonra 2009'da yeniden başladı ve her hafta yinelenerek bir dosyayı o haftanın gündemine taşıyor. Aileler, zorla kaybetmenin süregelen bir ihlal olduğunu, dolayısıyla zamanaşımıyla kapatılmaması gerektiğini savunuyor.
Yedigöl'ün babası, oğlunu bulmak için o dönemin en üst düzey yöneticilerine kadar başvuru yaptı; yanıt değişmedi. Bu yazışmalar ve tanık anlatımları, vakanın hukuki olarak yeniden açılması talebinin dayanaklarını oluşturuyor.
Bu sayfa, Nurettin Yedigöl'ün kaybedilişini basında, Bianet'te ve insan hakları örgütlerinin açıklamalarında yer alan bilgilerle özetliyor. Gözaltı tarihi gibi bazı ayrıntılar kaynaklarda farklılaşıyor ve bu yüzden yaklaşık ifadelerle verildi. Amaç, bir gencin adını ve ailesinin onlarca yıllık arayışını kayda geçirmektir.
Yedigöl'ün adı, Cumartesi Anneleri/İnsanları'nın her yıl nisan ayında yinelenen hatırlatmaları sayesinde kamuoyunda yeniden anılıyor. Aynı gözaltı biriminde bulunmuş kişilerin anlatımları, dosyanın en önemli kanıt kaynakları arasında yer alıyor. Aile, bu anlatımlar ışığında dosyanın zamanaşımıyla kapatılmasını kabul etmiyor ve yeniden açılmasını talep ediyor. Genç bir işletme mezununun yaşamı da bu arayışın merkezinde duruyor.