Arka plan
Gazi Mahallesi, İstanbul'un Sultangazi ilçesinde (1995'te Gaziosmanpaşa'ya bağlıydı), nüfusunun büyük bölümünü Alevilerin oluşturduğu bir semttir. 1990'lı yıllar, Türkiye'de siyasi ve toplumsal gerilimlerin yüksek olduğu, özellikle Alevi nüfusa yönelik saldırıların kaygı yarattığı bir dönemdi. 1993'teki Sivas olaylarının ardından Alevi topluluklarda tedirginlik sürüyordu.
Gazi olayları 12 Mart 1995'te başlayan ve dört gün süren bir şiddet dalgasıdır; hem silahlı saldırı hem de güvenlik güçlerinin müdahalesiyle ölümler yaşanmıştır.
Olay
12 Mart 1995 akşamı, bir taksiden otomatik silahlarla açılan ateşle Gazi Mahallesi'ndeki kahvehaneler ve bir pastane tarandı. Saldırıda Alevi dedesi Halil Kaya hayatını kaybetti, yirmi beş kişi yaralandı. Saldırganlar, kullandıkları taksinin şoförünü öldürüp aracı yaktı ve kayboldu.
Ertesi gün mahalleli, olayı protesto etmek için sokağa çıktı. Polisle yaşanan gerginlik sırasında güvenlik güçlerinin kalabalığa ateş açması sonucu ölümler yaşandı. 15 Mart'ta protestolar Ümraniye'ye yayıldı ve orada da can kaybı oldu. Dört gün süren olaylarda toplam ölü sayısı kaynaklara göre 22 ya da 23 olarak veriliyor; yüzlerce kişi de yaralandı.
Soruşturma ve yargı süreci
Dava Eyüp'te açıldı, ancak güvenlik gerekçesiyle Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'ne nakledildi. Yargılama 11 Eylül 1995'te başladı ve 3 Mart 2000'de sonuçlandı. Haklarında dava açılan polis memurlarından ikisi hüküm giydi, on sekizi beraat etti. Yargıtay kararı bozdu; yeniden yargılamada verilen cezalar hafifti ve Yargıtay 2002'de kararı onadı.
Kahvehanelere saldıranların kim olduğu hiçbir zaman mahkeme kararıyla kesinleşmedi. Ergenekon soruşturması kapsamında hazırlanan bir iddianamede saldırıyla ilgili isimler öne sürüldü; bunlar iddia olarak kalmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Temmuz 2005'te Türkiye'nin yaşam hakkını ihlal ettiğine hükmetti ve Gazi'de ölen on iki ve Ümraniye'de ölen beş kişinin ailelerine tazminat ödenmesine karar verdi.
Bugün
Her yıl mart ayında Gazi Mahallesi'nde ve İstanbul'da anma yürüyüşleri düzenleniyor. Aileler ve Alevi örgütleri, saldırganların bulunmasını ve olayda hayatını kaybedenler için adalet talep ediyor. Meclis'te olayların araştırılması için verilen önergeler kabul edilmedi.
Gazi olayları, Türkiye'de Alevi topluluğuna yönelik şiddet ve güvenlik güçlerinin kitle gösterilerine müdahalesi tartışmalarında sık anılan bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.
Olayların ardından mahallede ve çevresinde yaşayanlar, yıllarca korku ve güvensizlik duygusuyla yaşadıklarını anlattı. Aileler, kayıplarını her yıl yeniden anıyor. Alevi derneklerinin ve insan hakları örgütlerinin raporları, güvenlik güçlerinin müdahale biçimini ve soruşturmanın eksiklerini eleştiriyor. Gazi anması, bugün semtin ortak hafızasının en önemli parçalarından biri olarak sürüyor.