Arka plan
Yusuf Ekinci, 1942'de Diyarbakır'ın Lice ilçesinde doğan bir hukukçuydu. Ankara Üniversitesi'nde hukuk okudu, 1960'lı ve 70'li yıllarda Türkiye İşçi Partisi çevresinde ve Kürt kültürüne dönük çalışmalarda yer aldı, 1970'lerde Diyarbakır'da avukatlık yaptı. 1984'ten itibaren Ankara'da avukatlık yapıyordu.
Ekinci'nin kardeşi Tarık Ziya Ekinci de tanınmış bir siyasetçiydi; ancak ikisi siyasi görüş ayrılığı yaşamıştı. Yusuf Ekinci, mesleğinde hak savunuculuğuyla anılan bir isimdi ve ölümünün ardından meslektaşları cinayeti 'faili meçhul' olarak nitelendirerek her yıl andı.
Olay
Ekinci, 24 Şubat 1994'te Ankara'da bürosundan evine dönerken kırmızı bir otomobille yolu kesilerek kaçırıldı; tanıklar, kendisini zorla araca bindirdiklerini anlattı. Ertesi gün, 25 Şubat 1994'te cesedi Gölbaşı ilçesindeki Doktorlar Sitesi yakınında bulundu. Ölüm nedeni silahla yaralanma olarak kayıtlara geçti; olayda kullanılan silahın polis birimlerinde yaygın bir model olması, ailesi ve avukatlarınca olayın devlet bağlantılı olabileceğine dair kuşkuların dayanağı sayıldı.
Soruşturma dosyasında olayın, 1990'larda Ankara'da yaşanan ve toplam on altı kadar kişiyi kapsayan cinayetler dizisiyle birlikte ele alınması, ailenin ve basının uzun süre savunduğu bir yaklaşımdı. Bu dosyalar mahkemede ortak dava olarak birleştirildi.
Soruşturma ve yargı süreci
Yıllarca sonuçsuz kalan soruşturma, Susurluk davasında mahkûm edilen eski özel harekât polisi Ayhan Çarkın'ın ifadeleriyle yeniden gündeme geldi. Çarkın, Ekinci'nin bürosunun önünden alınarak Gölbaşı'na götürüldüğünü ve cinayetin Emniyet Özel Harekât Dairesi mensuplarınca işlendiğini ileri sürdü. Ekinci'nin eşi ve oğlu, kendileri de avukat olarak, 25 Şubat 2011'de suç duyurusunda bulundu.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi daha önce, 16 Temmuz 2002'de ailenin başvurusunda Türkiye'nin soruşturma yükümlülüğü nedeniyle yaşam hakkının usul yönünden ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine hükmetmişti.
Ankara'da eski İçişleri Bakanı, eski özel harekât yöneticileri ve polisler dâhil 19 sanıklı dava 16 Nisan 2014'te başladı; 1990'lardaki bir dizi cinayeti kapsıyordu. İlk karar 13 Aralık 2019'da verildi. Beraat kararları Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5 Nisan 2021'de bozuldu. Yeniden yargılamada Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi 26 Mayıs 2023'te karar verdi ve Ekinci cinayeti yönünden dava zamanaşımı nedeniyle düştü. Yargıtay 1. Ceza Dairesi bu sonucu 15 Ekim 2024'te onadı.
Yargılama sırasında ölen iki sanık hakkındaki dava düştü, ulaşılamayan bir sanığın dosyası ise ayrıldı.
Bugün
Dava, Ekinci'nin ölümüyle ilgili hiçbir sanığın mahkûm edilmeden, zamanaşımıyla kapanması anlamına geliyor. Ekinci'nin ailesi ve hukuk örgütleri, bu tür ağır ihlallerde zamanaşımı uygulanmaması gerektiğini savunuyor. Ekinci, Ankara Barosu'nun ve insan hakları çevrelerinin anma etkinliklerinde her yıl yâd ediliyor.