Arka plan
Onur Yaser Can, ODTÜ mezunu 28 yaşında bir mimardı. 2010 yazında uyuşturucu bulundurma iddiasıyla gözaltına alınması ve birkaç hafta sonra hayatına son vermesi, Türkiye'de gözaltında kötü muamele ve gözaltı sonrası baskı tartışmalarının sembol vakalarından biri oldu.
Olay uzun yıllar boyunca cezai sorumluluk bakımından sonuçsuz kaldı; ailesinin adalet arayışı ise yıllarca sürdü.
Can'ın hikâyesi, gözaltı sırasında ve sonrasında alınan ifadelerin hukuka uygunluğu, ilk muayene raporlarının alınması ve avukat hakkı gibi başlıklarda da kamuoyunun dikkatini çekti. Ailesi, bu eksiklerin giderilmesi için baro ve insan hakları örgütleriyle birlikte çalıştı.
Olay
Can, 2 Haziran 2010'da İstanbul Harbiye'de uyuşturucu şubesi ekiplerince gözaltına alındı. İfadesi nöbetçi savcının talimatıyla alındıktan sonra serbest bırakıldı. Aktarılanlara göre birkaç gün sonra tutanakların eksik olduğu gerekçesiyle yeniden karakola çağrıldı ve burada kötü muameleye maruz kaldığını, çıplak arama yapıldığını söyledi.
23 Haziran 2010'da İstanbul'da evinde yaşamına son verdi. Vücudunda bulunan bir notta, gözaltında yaşadıklarını ve onurunun zedelendiğini anlattığı belirtildi. Bu not, ailesinin başvurularının merkezinde yer aldı.
Aktarılanlara göre Can'ın ifadesi avukat bulunmadan alındı ve gözaltına girişte hukuken gerekli olan sağlık raporu düzenlenmedi. Bu eksikler, sonraki yıllarda dosyanın yeniden ele alınmasında önemli bir dayanak olarak gösterildi.
Soruşturma ve yargı süreci
Soruşturmada iki polis memuru hakkında resmî belgede sahtecilik suçlamasıyla dava açıldı. Yargılamada çıplak aramanın yapıldığı kabul edildi, ancak 2011'de savcılık işkence ve kötü muamele iddiaları bakımından takipsizlik kararı verdi. Ailenin itirazları üzerine dosya yıllar sonra yeniden gündeme geldi.
2022'de dört polis memuru ve bir bilirkişi hakkında, ifade tutanağının serbest bırakılmadan sonra düzenlendiği gerekçesiyle dava açıldı; avukatlar ve aile iddianamenin işkenceyi kapsamadığını söyledi. Eylül 2024'te takipsizlik kararının kaldırıldığı ve kişilerin işkence, cinsel saldırı ve intihara sevk gibi suçlamalardan yargılanmasının yolunun açıldığı bildirildi. Bu suçlamalar iddiadır ve hiçbiri kesin hükümle sabit olmamıştır.
Eleştirenler, olayın uzun süre yalnızca belge sahteciliği çerçevesinde ele alınmasını sorunlu buldu.
Bugün
Dosya hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmuyor; aile, sorumluların yargılanması için başvurularını sürdürdü. Annesinin de 2014'te yaşamına son verdiği haberlerde yer aldı.
Dark Location bu vakayı, kimliğinin ve onurunun korunması hakkını hatırlatmak için arşivde tutuyor. Yardıma ihtiyaç duyanlar için ulusal yardım hatlarına ulaşılabilir.
Yargılama devam ettiği için, ilgili kişilerin sorumluluğu konusunda bir değerlendirme yapılmamakta; yalnızca resmî süreçte ortaya konulanlar aktarılmaktadır. Mahkûm edilmemiş kimseler hakkında kesin ifade kullanılmaz.