Arka plan
Cavit Orhan Tütengil, 1921'de Tarsus'ta doğdu; İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde sosyoloji profesörü olarak görev yaptı ve aynı zamanda Cumhuriyet gazetesinde yazılar yazdı. Köy kurumları, toplumsal yapı ve az gelişmişlik üzerine çalışmalarıyla tanınıyordu; genç sosyologların yetişmesinde etkili bir hocaydı.
1970'lerin sonunda Türkiye'de akademisyenler, gazeteciler ve sendikacılara yönelik siyasi saldırılar hızla artmıştı. Üniversiteler de bu gerilimden etkilenen mekânlar arasındaydı.
Çalışmalarında özellikle Türkiye'de köy yaşamının ve toplumsal yapının dönüşümünü ele aldı. Öğrencileri ve meslektaşları onu, bilimsel titizliği ve toplumsal sorunlara duyarlılığıyla anıyor.
Olay
7 Aralık 1979 sabahı, 58 yaşındaki Tütengil, İstanbul'un Levent semtinde bulunan evinden üniversiteye gitmek üzere otobüs durağına yürürken silahlı saldırıya uğradı ve hayatını kaybetti. Olay yerinde, bir örgüt adına yazılmış bir not bulundu.
Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cinayet, dönemin siyasi cinayetleri arasında akademi dünyasında büyük bir yankı uyandırdı.
Tütengil, saldırı anında yalnızdı ve olay çevredeki sakinler tarafından silah seslerinin duyulmasıyla fark edildi.
Soruşturma ve yargı süreci
Cinayet, sonraki yıllarda mahkeme kararıyla sonuçlanmadı; Tütengil'in ölümü, Türkiye'de aydınlatılamamış siyasi cinayetler arasında anılıyor. Ailesi, polis kayıtlarında saldırıya ilişkin bazı isimlerin geçtiğini kamuoyuyla paylaştı; ancak bunlara dayalı bir mahkûmiyet bulunmuyor ve kimse mahkeme tarafından sorumlu bulunmadı.
Bu nedenle olayın failleri ve azmettirenleri hâlâ hukuken belirlenmiş değil. Aile ve fakülte çevresi, olayın yeniden araştırılması çağrısını zaman zaman dile getiriyor.
Dönemin koşulları, yani 12 Eylül 1980'e giden süreçte artan şiddet ve çok sayıda benzer dosya, soruşturmaların sağlıklı yürütülmesini zorlaştıran etkenler arasında gösteriliyor. Birçok siyasi cinayet gibi bu dosya da sonradan zamanaşımı tartışmalarının gölgesinde kaldı.
Sonuç olarak, olayın hukuki bir hesaplaşması yaşanmadı ve dosya Türkiye'de aydınlatılmamış siyasi cinayetler tartışmasının parçası olarak kaldı.
Bugün
Tütengil her yıl ölüm yıl dönümünde mezarı başında ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde anılıyor. 2020'de fakülte mezunları, ölümünün yıl dönümünde bir anma düzenledi. Kitapları ve öğrencileri aracılığıyla düşünsel mirası yaşamaya devam ediyor.
Tütengil'in adı, akademik özgürlük ve üniversite çevrelerinin güvenliği konuşulduğunda anılan isimler arasında yer alıyor.
Cinayetin işlendiği 1979 yılı, Türkiye'de siyasi şiddetin tırmandığı ve çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği bir dönemdi. Tütengil'in öldürülmesi, bu dönemde üniversite çevresinin yaşadığı en ağır kayıplardan biri olarak hatırlanıyor. Anma etkinliklerinde onun bilimsel çalışmaları ve öğretmenliği ön plana çıkarılıyor; ailesi ise gerçeğin ortaya çıkması için sessizliğe karşı çıkmaya devam ediyor.
Ailesi ve çevresi, onun adının unutulmaması için çeşitli etkinlikler düzenliyor ve kitaplarının yeniden basılmasını destekliyor.