Arka plan
Kocaeli'nin Körfez ilçesinde yaşayan bir kadın 2008 sonbaharında kayboldu; kızı ise yaklaşık bir yıl sonra, 2009'da izini kaybettirdi. Yakınlarının başvurusuna rağmen Kocaeli ve Sakarya'da yapılan arama ve kazılarda başlangıçta somut bir sonuç alınamadı. İlk soruşturma delil yetersizliği nedeniyle kapandı ve dosya yıllarca sonuçsuz kaldı.
Aile, 2018'in sonlarında bir televizyon programına başvurdu. Yayın, yetkililerin dikkatini yeniden çekti; Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı yayını suç duyurusu kabul ederek dosyayı yeniden açtı. Bu nedenle olay kamuoyunda 11 yıllık bir kayıp dosyasının yeniden canlanması olarak hatırlanıyor.
Türk ceza hukukunda 'olası kast', failin sonucu istememesine karşın, ortaya çıkabileceğini öngörüp kabullenmesi durumunu ifade eder. Bu kavram, davanın kızla ilgili bölümünde mahkûmiyet gerekçesini anlamak için önemlidir ve doğrudan kastla işlenen suçlardan ayrı değerlendirilir. Yargıtay, taraflardan gelen 'doğrudan kast' yönündeki itirazları da incelemiş ve reddetmiştir.
Soruşturma
Yeniden açılan soruşturmada arama köpekleriyle geniş çaplı bir arama yapıldı. Aralarında bir çiftin ve yakın akrabalarının da bulunduğu yedi kişi gözaltına alındı; bunlardan biri dışında hepsi tutuklandı. Şubat 2019'da hazırlanan iddianame Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi ve dava 2019'da görülmeye başladı.
Annenin ölümüne ilişkin dosya ile kızın ölümüne ilişkin dosya ayrı yürütüldü. Kızla ilgili dosyada sanıklar farklı suçlamalarla yargılandı; usulsüz gömme suçlaması ise ayrı bir dosyaya çevrildi.
Yıllar sonra yeniden açılan dosyalarda delil toplamak her zaman zordur; zaman geçtikçe izler silinir, tanıkların hatıraları değişir. Bu dosyada da soruşturmanın dayandığı temel unsurlar ifadeler ve yeniden yapılan aramalar olmuştur. Aile bireylerinin birçoğu mahkemeye taşınan suçlamaları reddetmiştir.
Yargı süreci ve sonuç
Kızın dosyasında yerel mahkeme, sanıklardan birini 'olası kastla öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm etti; diğer aile bireyleri ise bu suçlamadan beraat etti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2026 yılında bu kararı onadı; sanığın cezası ve diğer sanıkların beraatleri kesinleşti.
Annenin dosyasında ise yerel mahkemenin verdiği mahkûmiyet kararı Yargıtay tarafından bozuldu ve dosya yeniden değerlendirilmek üzere mahkemeye geri gönderildi. Bu karardan sonra bazı sanıklar tahliye edildi. Annenin dosyasındaki yargılamanın son durumu için resmî kayıtlar izlenmelidir.
Dava, yıllarca kapalı kalan bir dosyanın kamuoyu ilgisiyle yeniden açılabildiğini gösterdi; aynı zamanda kayıp başvurularının ilk günlerde ciddiyetle ele alınmasının önemini tartışmaya açtı. Bu metin, kurbanların anısına saygıyla ve yalnızca mahkeme kararlarıyla sabit olan olgulara dayanılarak hazırlanmıştır.
Dosyanın kamuoyundaki yankısı, kayıp yakınlarının sesini duyurabilmesi açısından da tartışıldı; ancak yargı kararları yalnızca mahkemede ortaya konan delillere dayanır.