Arka plan
12 Eylül 1980 askerî darbesinin ardından Türkiye'de on binlerce kişi gözaltına alındı; gözaltı sürecinde işkence ve kayıp iddiaları sonraki on yıllarda defalarca gündeme geldi. Cemil Kırbayır, bu dönemde gözaltında kaybolan kişilerden biri olarak anılıyor. Ardahan'ın Göle ilçesine bağlı Okçu köyünden olan Kırbayır, Kars Eğitim Enstitüsü'nde okuyan 26 yaşında bir öğrenciydi.
Annesi Berfo Kırbayır, oğlunun akıbetini otuz yıldan fazla süre aradı ve Cumartesi Anneleri'nin simge isimlerinden biri oldu.
Cumartesi Anneleri, 1995'ten itibaren İstanbul'da her cumartesi toplanarak gözaltında kaybedilenlerin akıbetini soruyor. Kırbayır dosyası bu buluşmalarda defalarca gündeme getirildi ve kayıp yakınları, hakikatin açıklanması için ısrarla başvurularda bulundu.
Olay
Kırbayır, 13 Eylül 1980'de, darbenin ertesi günü, Okçu köyündeki evinde güvenlik güçlerince gözaltına alındı. Cumartesi Anneleri'nin anlatımına göre önce Göle'deki alay komutanlığında yaklaşık bir hafta tutuldu, ardından Kars Emniyet Müdürlüğü'ne, oradan da gözaltı merkezi olarak kullanılan Kars Eğitim Enstitüsü'ne götürüldü.
Ailesi 8 Ekim'den sonra yeniden başvurduğunda yetkililer, oğullarının kaçtığını söyleyip bir daha sormamalarını istedi. Kırbayır'dan o günden sonra haber alınamadı.
Gözaltı, darbenin hemen ertesinde, ülke genelinde gözaltı uygulamalarının hızla yaygınlaştığı bir dönemde gerçekleşti. Aile, oğullarına ulaşmak için ilgili birimlere başvurdu; edindikleri tek bilgi, oğullarının kaçtığı yönündeki söz oldu. Resmî kayıtlarda kendisine ilişkin kesin bir bilgi paylaşılmadı.
Soruşturma ve yargı süreci
Yıllar sonra bir Meclis araştırma komisyonu dönemin belgelerini ve tanıklarını inceledi ve yaklaşık 350 sayfalık bir rapor hazırladı. Rapora göre Kırbayır gözaltında işkence sonucu hayatını kaybetmiş, cenazesi ölümüne neden olan kamu görevlilerince ortadan kaldırılmıştı. Bu bulgu, bir mahkeme kararı değil, komisyon değerlendirmesidir.
Yargı süreci ise sonuç vermedi. Adalet Bakanlığı'nın başvurusu üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 25 Şubat 2020'de zamanaşımı gerekçesiyle 'kanun yararına bozma' kararı verdi ve ceza soruşturması sona erdi. Aileler, cebren kaybetmenin süreklilik arz eden bir suç olduğunu, bu nedenle zamanaşımına uğramaması gerektiğini savunuyor.
Komisyon raporundaki bulgular ceza davasına dönüşmedi. Zamanaşımı gerekçesi, sorumlulukla ilgili esasa dair bir yargılamanın yapılmasını engelledi; bu nedenle hiçbir kamu görevlisi hakkında hüküm kurulmadı.
Bugün
Kırbayır'ın cenazesi bugüne dek bulunmadı. Cumartesi Anneleri, Eylül 2026'da, 1121. haftalık buluşmalarında onun akıbetini bir kez daha sordu; aradan 46 yıl geçmişti. Katılımcılar, Türkiye'nin Cebri Kaybetmelerden Tüm Kişilerin Korunmasına Dair Sözleşme'yi onaylamamasını da eleştirdi.
Dark Location bu sayfayı, kayıp yakınlarının hakikat ve adalet talebini görünür kılmak ve Kırbayır'ı anmak için tutuyor.
Yıllar içinde dosyaya ilişkin başvurular ve basın açıklamaları, 12 Eylül dönemindeki gözaltı ve kayıp dosyalarının hâlâ kapanmadığını gösterdi. Aileler, devletin arşivlerini açmasını ve kayıpların akıbetini açıklamasını talep ediyor.