Arka plan
Cuma, 22 Kasım 1963. ABD Başkanı John F. Kennedy, Dallas, Texas'ta bir otomobil konvoyuyla ilerliyordu. Kennedy, Dealey Plaza'da Elm Sokağı'ndan geçerken, saat 12.30 civarında ateş edildi. Texas Valisi John Connally yaralandı ve hayatta kaldı. Kennedy, Parkland Memorial Hastanesi'nde saat 13.00'te ölüm onayı aldı.
Kennedy, 1960 seçimlerini kazanıp 1961'de göreve gelmişti.
Olay
Eski bir denizci olan Lee Harvey Oswald, olaydan sonra gözaltına alındı. Oswald'ın Texas Okul Kitapları Deposu'ndan ateş ettiği değerlendirildi. Oswald, saat 13.12'de Dallas polisi memuru J. D. Tippit'in öldürülmesinin ardından Texas Theatre'da yakalandı. Oswald, suçlamaları reddetti ve kendisinin bir "günah keçisi" olduğunu söyledi.
24 Kasım'da gece kulübü işletmecisi Jack Ruby, televizyonda canlı yayınlanırken Oswald'ı Dallas polis merkezinin bodrumunda vurdu; Oswald hayatını kaybetti. Ruby'nin mahkûmiyeti temyizde bozuldu ve yeniden yargılama yapılamadan 1967'de öldü.
Oswald'ın yakalanma anında Dallas Polisi kendisini sorguladı ve Oswald süreç boyunca suçlamaları reddetti. Gözaltı sırasında dava mahkemeye taşınmadı; iki gün sonraki öldürülmesi nedeniyle bir yargılama gerçekleşmedi.
Soruşturma ve yargı süreci
Warren Komisyonu, 1964'te yayımladığı 888 sayfalık raporda Oswald'ın tek başına hareket ettiği sonucuna vardı. Rapor, "tek kurşun teorisi"ne dayanıyordu ve bu teori, komisyon üyelerinin bir kısmı tarafından özel olarak "olası değil" bulunmuştu.
ABD Temsilciler Meclisi Suikastler Özel Komitesi (HSCA) 1979'da Kennedy'nin büyük olasılıkla bir komplo sonucu öldürüldüğünü belirtti ve iki kişinin ateş etmiş olma ihtimalinin yüksek olduğunu açıkladı; kimseyi suçlamadı. Bu bulgu büyük ölçüde bir polis telsiz kaydına dayanıyordu ve ABD Adalet Bakanlığı sonradan bu kayıt analizini çürüttü.
Komisyonun sonuçları, ilk yıllarda geniş kabul görse de sonraki yıllarda yurttaşlar ve araştırmacılar tarafından sık sık sorgulandı. Bu durum, 1970'lerde Kongre'nin yeni bir soruşturma başlatmasına yol açtı.
Bugün
Resmî kurumların sonuçları birbirinden farklı kalmış, olayın nedenine dair tartışma sürmüştür. Olayla ilgili belgelerin kamuoyuna açılması 1992 tarihli bir yasayla hızlandırıldı. Suikast, Amerikan tarihinin en çok incelenen olaylarından biri olmayı sürdürüyor.
Suikast, Amerikan toplumunun güvenlik, medya ve hükümete bakışını derinden etkiledi. Konuyla ilgili binlerce kitap ve belgesel yayımlandı; ancak kesin ve tartışmasız bir sonuca varılabilmiş değil.