Arka plan
Muhsin Yazıcıoğlu, Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) kurucusu ve genel başkanıydı. Mart 2009'daki yerel seçimler öncesinde yurt genelinde miting turlarına çıkmıştı. Bu turlarda bir ticari firmadan kiralanan Bell 206 tipi helikopter kullanılıyordu.
Yazıcıoğlu'nun siyasi hayatı onlarca yıla yayılıyordu ve ölümü partisi dışında da geniş bir kesim tarafından yakından izlendi.
Olay
25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit ilçesindeki mitingin ardından Yozgat yönüne hareket eden helikopter, Göksun ilçesi sınırındaki Keş Dağı'na çarptı. Kazada Yazıcıoğlu, BBP yöneticileri Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı ve Murat Çetinkaya, İHA muhabiri İsmail Güneş ve pilot hayatını kaybetti.
Enkazın bulunması yaklaşık 47 saat sürdü. Kazadan sonra acil çağrı yapan muhabirin cansız bedeni ise günler sonra ayrıca bulundu. Arama kurtarma çalışmasının bu denli gecikmesi, olayın en çok tartışılan yönü oldu.
Güneş'in kaza sonrası acil çağrı yaptığı ve ağır yaralı olduğunu bildirdiği aktarılıyor. Yakınları ve partililer, ekiplerin enkaza erken ulaşılıp ulaşılamayacağı sorusunu yıllarca gündemde tuttu.
Soruşturma ve yargı süreci
Kaza ilk aşamada kötü hava koşullarına bağlanarak soruşturuldu. Ancak enkazdan alınan navigasyon cihazının akıbeti, arama çalışmalarının yönlendirilmesi ve ilk raporlar hakkında aileler ile partililer yıllarca soru işaretleri dile getirdi. Kesin bir yargı kararıyla sonuçlanmış bir sabotaj tespiti yoktu.
Dosya Haziran 2026'da Kahramanmaraş'tan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi. Temmuz 2026'da on ilde yapılan operasyonlarda onlarca kişi gözaltına alındı; aralarında askerî personel ve soruşturma ekibinde görev alanlar olduğu bildirildi. Eylül 2026'da 36 kişi tutuklandı. Savcılık, olayı belirli bir yapıyla ilişkilendiriyor; ancak şüpheliler hakkında yargılama henüz sonuçlanmadı ve tutuklamalar mahkûmiyet anlamına gelmiyor. İlgili çevreler iddiaları reddediyor.
Tartışılan iddialar arasında enkazdaki GPS/navigasyon ekipmanının sökülmesi ve resmî görevlilerin soruşturmaya müdahale ettiği yönündeki söylentiler de var; bunlar yargı kararıyla doğrulanmış değil. Adalet Bakanı Akın Gürlek, arama çalışmalarının yanlış yönlendirilip yönlendirilmediği, bilgi notlarının tahrif edilip edilmediği ve tanıkların etkilenip etkilenmediğinin incelendiğini açıkladı.
Bugün
Kazanın nedeni ve arama sürecindeki aksaklıkların kasıtlı olup olmadığı yargı önünde kesinleşmedi. Yaklaşık on yedi yıl sonra yeniden açılan soruşturma, ailelerin ve yakınlarının uzun süredir beklediği yanıtlara ulaşıp ulaşmayacağını belirleyecek. Aynı kazada yaşamını yitiren diğer kişiler de bu sürecin parçası olarak anılıyor.