Arka plan
Mayıs ve Haziran 1998'de İstanbul'un Esenler ve Bağcılar ilçelerinde üç mobilya dükkânı sahibi, işyerlerinde öldürüldü. Olaylar kısa süre içinde basında 'Mobilyacı Katil' başlığıyla anılmaya başlandı. Haberlere göre ilk olay 5 Mayıs 1998'de Esenler'de, ikincisi 4 Haziran'da Bağcılar'da, üçüncüsü ise 6 Haziran'da yine Esenler'de yaşandı.
Üç olayın da dükkânların alt katında yaşandığı ve her seferinde ateşli silah kullanıldığı aktarıldı. Bu benzerlik, olayların aynı kişiye ait olabileceği düşüncesini güçlendirdi ve polis soruşturmayı tek bir dosya olarak yürüttü.
Üç kurbanın da aynı meslek grubundan olması, soruşturmanın ilk günlerinden itibaren olayların bağlantılı olabileceği yönünde güçlü bir ipucu sundu ve polis dosyayı bu çerçevede yürüttü.
Soruşturma
Soruşturmanın dönüm noktası, kurbanlardan birine ait cep telefonunun başka birinde bulunması oldu. Telefonu elinde bulunduran kişi, cihazı hemşerisinden aldığını söyledi; polis bu bilgiden yola çıkarak şüpheliye ulaştı ve aynı akşam Esenler'deki evinde yakaladı.
Yakalanan kişi, işlediği suçlar için çocukluğunda tanık olduğunu söylediği bir olayı gerekçe gösterdi. Ancak mahkemeye sunulan raporlarda bu anlatımın doğrulanmadığı, ayrıca ruh sağlığı değerlendirmelerinde ceza sorumluluğunun tam olduğunun belirtildiği haberlere yansıdı.
Şüphelinin yakalanması, ilk olaydan yaklaşık bir ay sonra, üçüncü olayın hemen ardından gerçekleşti. Mahkeme, dosyadaki delilleri ve raporları değerlendirerek karar verdi.
Yargı süreci ve sonrası
Bakırköy'deki ağır ceza mahkemesi, sanığı üç kez idam cezasına çarptırdı. Türkiye'de idam cezasının uygulanmadığı dönemde verilen bu cezalar daha sonra müebbet hapse çevrildi. Haberlere göre bu ceza, iyi hâl indirimi, infaz mevzuatı ve çıkarılan bir af düzenlemesinin etkisiyle önemli ölçüde kısaldı ve kişi cezaevinden çıktı. Tahliyenin tam tarihi ve hangi af düzenlemesinden yararlandığı kamuya açık kaynaklarda net değil.
Bu süreç, 1998'deki dosyanın Türkiye'de ağır suçlarda cezanın fiilen ne kadar sürdüğü tartışmasının bir parçası olmasına neden oldu.
Türkiye'de idam cezası 1984'ten sonra infaz edilmedi ve 2002'de barış zamanı suçları için kaldırıldı. Bu nedenle 1990'lardaki idam hükümleri fiilen uygulanmadı; sonradan müebbet hapse çevrilmeleri bu hukuki çerçevenin sonucudur.
Etkileri
Mobilyacı Katili dosyası, İstanbul'da bir seri cinayet vakası olarak tanıtılan ilk dosyalardan biri olarak anılır ve Türkiye'deki seri cinayetleri anlatan derlemelerde düzenli olarak yer alır. Dosyanın bıraktığı iz, hem esnafın güvenliği hem de cezaların infazı konularıyla ilgilidir.
Bu metin, hayatını kaybedenlerin anısına saygıyla hazırlanmıştır. Kurbanların kimlikleri yakınlarının mahremiyeti gözetilerek verilmemiştir. Anlatılanlar basın ve mahkeme kararlarındaki bilgilere dayanır.
Dosya bugün de arşivlerde yer alıyor.