Arka plan
2008 yılında İstanbul'un Anadolu yakasında birbirine benzer koşullarda ölen veya kaybolan erkeklerin sayısı arttıkça, bu olaylar kamuoyunda 'Kuyucu Katil' adıyla anılmaya başlandı. Basında yer alan bilgilere göre Mayıs 2008 dolaylarında ilk olay yaşandı; ilerleyen haftalarda kayıp başvuruları birbirini izledi. Kayıp erkeklerin çoğunun eşcinsel olduğu, bu nedenle olayların başlangıçta yeterince dikkat çekmediği aktarıldı.
Olayların seri bir cinayet dosyası olarak ele alınması, 5 Ağustos 2008'de Kartal'da eski bir su kuyusunda üç kişinin cesedinin bulunmasının ardından hız kazandı. Kuyunun bulunması soruşturmanın dönüm noktası oldu ve kayıp başvuruları bu yeni veriyle birlikte yeniden incelendi.
Kartal'daki bulgu, kayıp erkeklerin yakınlarının uzun süredir sorduğu soruların da yanıtını arayan bir soruşturmayı başlattı. Kurbanlardan üçünün kimliği haberlerde, yaşları ve meslekleriyle birlikte aktarıldı; bunlar arasında bir kapı ve kilit montajcısı, bir pizza ustası ve bir öğretmen yer aldı.
Soruşturma
Polis, olayların failini bulmak için uzun süreli bir çalışma yürüttü. Haberlere göre ekipler, bölgede kimliklerini gizleyerek çalıştı; şüpheli teknik ve fiziki takibe alındı. Şüphelinin izlendiği süre içinde, kuyunun bulunduğu yere geri döndüğü görüldü. Yeterli delil toplanınca şüpheli 20 Kasım 2008'de yakalandı ve tutuklandı.
Kurban sayısı kaynaklara göre dört, beş ya da altı olarak veriliyor. Bu tutarsızlığın nedeni, şüphelinin ifadelerinde yer alan bazı ölümlerin kesin olarak doğrulanamaması ve dosyanın farklı aşamalarında farklı sayıların basına yansımasıdır. Haberlere göre şüpheli ifadesinde bu eylemleri maddi nedenlerle işlediğini söyledi.
Kuyudaki bulgudan failin yakalanmasına kadar geçen süre yaklaşık üç buçuk ay sürdü. Bu sürede soruşturma, kayıp başvuruları ve teknik takip çalışmalarıyla ilerledi, kamuoyu ise gelişmeleri basından izledi.
Yargı süreci
Mahkeme, sanığı altı kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Bu bilgi derlemelere dayanıyor; karar tarihi ve temyiz süreci kamuya açık kaynaklarda net biçimde yer almıyor.
Sanık bu metinde adıyla anılmamıştır; amaç kurbanları anmaktır.
Karar sonrasındaki infaz süreci hakkında kamuya açık bilgi bulunmamaktadır.
Etkileri
Dosya, nefret saikli şiddetin görünürlüğü konusundaki tartışmalarda sık anılıyor. LGBTİ+ bireylere yönelik suçların kayıp ve cinayet dosyalarında nasıl ele alındığı, yakınların başvuru yaparken yaşadığı çekinceler ve toplumsal damgalama gibi konular bu dosya üzerinden konuşuldu.
Bu metin, hayatını kaybedenlerin anısına saygıyla hazırlanmıştır. Kurbanların kimlikleri ve özel yaşamlarına dair ayrıntılar, yakınlarının mahremiyeti gözetilerek verilmemiştir.
Aynı zamanda dosya, kayıp yakınlarının yaşadığı belirsizliğin ve bazı ailelerin kayıp başvurusu yapma konusundaki çekincelerinin görünür hâle gelmesine vesile oldu.