Arka plan
Ekim 2000 ile Ocak 2001 arasında İstanbul'un farklı ilçelerinde beş kişi ölü bulundu. Cesetlerin karton kutular içinde bırakılmış olması nedeniyle basın, olayları işleyen kişiye 'Koli Katili' adını verdi. Kurbanlar arasında açık bir ortak bağ bulunmaması, olayların birbiriyle ilişkilendirilmesini güçleştirdi.
Beş olay yaklaşık üç buçuk ay içinde yaşandı. İlk olay 9 Ekim 2000'de, beşincisi ve sonuncusu ise 17 Ocak 2001'de gerçekleşti. Bu aralıkta kutuların farklı yerlerde, örneğin boş arazilerde ve inşaat çevrelerinde bulunması kentte büyük yankı uyandırdı.
Beş olayın da İstanbul sınırları içinde yaşanması, dosyanın kent genelinde yankı bulmasına neden oldu.
Soruşturma
Soruşturmanın dönüm noktası, kurbanlardan birine ait olan ve kaybolan cep telefonu oldu. Polis, telefonun sinyalini izleyerek cihazın Bursa'da kullanıldığını belirledi ve şüpheliyi 26 Ocak 2001'de orada yakaladı. Dosya, teknik takibin bir cinayet soruşturmasında belirleyici rol oynadığı erken örneklerden biri olarak anılıyor.
Haberlere göre şüpheli polis ifadesinde olayları kabul etti, ancak yargılama sırasında ifadesini geri çekti. Mahkemede ayrıca ruhsal durumuna ilişkin soru işaretleri gündeme geldi; ancak mahkûmiyet kararını değiştirecek kesin bir tıbbi tespit olmadı.
Yakalama operasyonunun, ilk olayların ardından kısa sürede sonuç vermesi dikkat çekmiştir. Yargılama dört yıldan uzun sürmüştür.
Bu yöntem, 2000'li yılların başında Türkiye'de cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla kolluk çalışmalarında önem kazanan bir araçtı.
Yargı süreci
Yargılama, iddia makamının başlangıçta idam talebiyle başlayıp daha sonra müebbet hapis talebine dönüşmesiyle ilerledi. Haziran 2004'te mahkeme, sanığı beş kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanığın mahkûmiyeti, olayların kendisine ait olduğu yönündeki mahkeme kararına dayanmaktadır.
Dosyanın tamamı hakkında kamuya açık kaynaklarda tahliye ya da cezanın infazına dair bir bilgi bulunmamaktadır.
İddia makamının idam talebinden müebbet talebine geçmesi, Türkiye'de idam cezasının 2002'de barış zamanı suçları için kaldırılmasının ardından hukuk düzenindeki değişikliği yansıtır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis, bu değişiklikten sonra en ağır ceza hâline gelmiştir.
Bugün ve etkileri
Koli Katili davası, Türkiye'de seri cinayet dosyaları arasında en çok anılanlardan biridir. Dosyada öne çıkan nokta, soruşturmanın uzun süre bir ipucu bulamamışken, kayıp bir cep telefonunun izlenmesiyle birkaç gün içinde sonuca ulaşmasıdır. Bu yönüyle dava, teknik takibin kolluk çalışmasındaki yerini gösteren bir örnek olarak değerlendirilir. Olayların kurbanları arasında bağlantı kurmanın zorluğu, dosyayı hâlâ adli bilimler ve kriminoloji çevrelerinde tartışılan bir vaka hâline getirmektedir.
Bu metin, hayatını kaybedenlerin anısına saygıyla hazırlanmıştır. Kurbanların kimlikleri yakınlarının mahremiyeti gözetilerek verilmemiştir. Dosyada anlatılanlar, yalnızca basında ve mahkeme kararlarında yer alan bilgilere dayanır.