Arka plan
2015 yılında Ankara'da, aynı yöntemle işlendiği değerlendirilen üç kasten öldürme ve altı kasten öldürmeye teşebbüs olayı yaşandı. Hasan Saygın, Muhsin Demirdirek ve Mustafa Çağmaoğlu bu saldırılarda hayatını kaybetti; altı kişi ise saldırıdan sağ kurtuldu. Olaylar uzun yıllar boyunca ayrı dosyalar halinde ve faili belirlenemeden kaldı.
Kurbanların ortak noktası, saldırıların benzer koşullarda ve benzer biçimde gerçekleşmesiydi. Bu benzerlik, yıllar sonra dosyaların birleştirilerek yeniden okunmasının dayanağı oldu.
Dosyaların yeniden incelenmesi
Nisan 2026'da kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, dosyaları yeniden ele aldı. Tanık ifadeleri, HTS ve baz istasyonu kayıtları ile bir şüphelinin olay anlarındaki hareketleri birlikte değerlendirildi. Ayrıca Antalya'da işlenen benzer bir olay da incelemeye dahil edildi.
Resmî açıklamalara göre saldırıların 2015 sonunda şüphelinin Ankara'dan ayrılmasının ardından durması da delil değerlendirmesinde önemli görüldü.
Soruşturma ve yargı süreci
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ağustos 2026'da dokuz dosyanın aynı kişiyle ilişkilendirildiğini duyurdu. Şüpheli, kamuya M.Ö. baş harfleriyle yansıdı ve başka bir cinayet nedeniyle zaten cezaevindeydi. 7 Ağustos 2026'da yeni bir ifade verdi; üç kasten öldürme ve altı kasten öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla tutuklandı.
Tutuklama bir mahkûmiyet değildir. Yargılama sürdüğü ve kesin bir hüküm bulunmadığı için kişi hakkında yalnızca “şüpheli” ifadesi kullanılabilir.
Bugün
Vaka, uzun süre ayrı ayrı değerlendirilen dosyaların bir araya getirilmesinin sonuç verebildiğini gösteren örnek olarak öne çıktı. Kurbanların yakınları için bu gelişme, on bir yıllık bir belirsizliğin ardından gelen ilk resmî yanıt niteliğinde. Yargılamanın seyri takip edilmeye devam ediyor.