Arka plan
1984'ün başında Japonya'nın en tanınmış gıda şirketlerinden Ezaki Glico, Osaka merkezli bir şirketti. 18 Mart 1984 akşamı, silahlı ve maskeli iki kişi şirket başkanı Ezaki Katsuhisa'nın Nishinomiya'daki evine girdi, ailesini bağladı ve başkanı alıp götürdü. Başkan, Osaka'nın Ibaraki bölgesindeki bir depoda tutuldu. Kaçıranlar 1 milyar yen ve 100 kilo altın talep etti. Ezaki 21 Mart'ta kaçmayı başardı.
Olay
Başkan serbest kalsa da olaylar bitmedi. Nisan 1984'te Glico binalarında ve araçlarında kundaklama olayları yaşandı. Mayıs 1984'ten itibaren polise ve basına mektuplar gönderildi; mektuplar, Edogawa Rampo'nun romanlarındaki bir kötü karakterden esinlenerek "21 Yüzlü Canavar" imzasını taşıyordu. Mektuplarda polis alay konusu ediliyordu.
Grup, Glico ürünlerine potasyum siyanür koyduğunu iddia etti ve süpermarket raflarına zehirlendiği söylenen çikolatalar bıraktı. Glico bu nedenle ürünlerini toplattı, bunun maliyeti 21 milyon doları aştı ve yaklaşık 450 yarı zamanlı çalışan işten çıkarıldı. Daha sonra Morinaga, Marudai Ham, House Foods ve Fujiya gibi şirketler de tehdit ve haraç taleplerinin hedefi oldu. Kamera görüntülerinde, Yomiuri Giants şapkalı bir adam çikolata bırakırken görüldü.
Mektuplarda 26 Haziran 1984'te "Glico'yu affediyoruz" denilmesine rağmen, grup daha sonra başka şirketlere yöneldi: Morinaga'dan 200 milyon yen, Marudai Ham'dan 50 milyon yen, House Foods'tan 100 milyon yen istendi. Morinaga, Kasım 1984'te üretimini yaklaşık yüzde 90 azalttı.
Soruşturma ve yargı süreci
Polis, para teslimi için belirlenen noktalarda "tilki gözlü adam" olarak anılan bir kişiyi görüntüledi ve 1985 başında bir portre yayımladı; ancak şüpheli iki teslim girişiminde de yakalanmadan kayboldu. Ağustos 1985'te Shiga eyaleti polis teşkilatı başkanı yaşamına son verdi; birkaç gün sonra çeteden son bir mesaj geldi ve gıda şirketlerine zarar vermekten vazgeçtikleri bildirildi.
Soruşturma 21 Yüzlü Canavar'ı yakalayamadı, kimse hakkında dava açılamadı. Kaçırma suçunun zamanaşımı 1994'te, diğer suçlarınki Ekim 1999 ile 12 Şubat 2000 arasında doldu. Soruşturmada şüphelenilen bazı kişiler aklandı.
Shiga polisi, bir teslim girişimi sırasında telsiz kulaklığı takan bir sürücüyü kovaladı; terk edilen çalıntı araçta polis telsizini dinlemeye yarayan bir alıcı-verici bulundu. Yine de kimliklere ulaşılamadı.
Bugün
Vaka bugün Japonya'nın en ünlü çözülmemiş davalarından biri olarak anılıyor. Resmî adı "Tokyo Büyükşehir Polisi'nce belirlenen 114 numaralı dava" olan olay, Japon medyasında ve popüler kültürde sık sık yeniden ele alınıyor. Zehirli çikolata tehdidi kimseyi öldürmedi; ancak gıda güvenliğine duyulan güveni sarstı ve şirketlerin kriz yönetimi uygulamalarını etkiledi.