Arka plan
Antalya'da yaşayan yabancı uyruklu bir kadın, 24 Kasım 2018'den itibaren kayıp olarak aranıyordu. Kayıp ihbarı, kadının eşi olduğu belirtilen kişi tarafından aradan yaklaşık bir ay geçtikten sonra, Aralık 2018'in sonunda Muratpaşa'daki bir karakola yapıldı. Dosyada kadın E.B.U. baş harfleriyle anılıyor; bu yazıda da aynı biçim korunmuştur.
Yıllar boyunca kadından haber alınamadı. Aile ve yakınları açısından bu, cevapsız kalan uzun bir bekleyişti.
Soruşturmanın yeniden açılması
Yaklaşık altı yıl sonra dosyayı yeniden inceleyen ekipler, kadının Türkiye'den çıkış yaptığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığını saptadı. Banka hareketleri ve telefon kayıtları (HTS) incelendi; kadının kayıtlı bir yaşamının sürdüğüne dair güncel iz çıkmadı. Bu tablo, kaybolmanın tesadüfi olmayabileceği ihtimalini, yani bir cinayeti gündeme getirdi.
Haberlere göre çalışma sonunda kadının eşi ve eşinin kardeşi eş zamanlı operasyonla gözaltına alındı.
Cesedin bulunması ve yargı süreci
Basına yansıyan bilgilere göre kadının eşi olan şüpheli, ifadesinde tartışma sırasında kadının yere düştüğünü ve öldüğünü söyledi; cenazeyi Aksu ilçesinde ormanlık bir alana gömdüğünü belirtti. Şüphelinin gösterdiği noktada yapılan kazıda insana ait olduğu değerlendirilen kalıntılar bulundu ve Adli Tıp'a gönderildi.
Eş tutuklandı; kardeşi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yargılama süreci ve nihai hüküm, bu yazı hazırlanırken kamuya açık kaynaklarda net biçimde yer almıyor. Mahkûmiyet kararı bulunmadığı sürece kişiler hakkında yalnızca “şüpheli” ve “sanık” ifadeleri kullanılmalıdır.
Bugün
Vaka, kayıp dosyalarının yıllar sonra yeniden ele alınmasının sonuç verebildiğini gösteren örneklerden biri olarak anılıyor. Çıkış kaydı, banka ve telefon verilerinin sistematik biçimde yeniden değerlendirilmesi, uzun süredir kayıp sayılan kişilerin akıbetinin aydınlatılmasında belirleyici oldu. Kadının anısı ve yakınlarının yaşadığı belirsizlik, bu tür dosyaların ihmal edilmemesi gerektiğinin hatırlatıcısıdır.