Arka plan
Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU), Almanya'da aşırı sağcı bir terör örgütüydü. Çekirdeğini Doğu Almanya'nın Jena kentinden Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve Beate Zschäpe oluşturuyordu. Üçü 1990'larda aşırı sağcı çevrelerde tanıştı, 1998'den itibaren sahte kimliklerle yeraltında yaşamaya başladı ve çevrelerindeki bir destekçi ağından para, kimlik ve silah desteği aldı.
Yıllarca kamuoyu bu üçlünün varlığından habersizdi; saldırılar uzun süre ilgisiz suçlar olarak ele alındı.
Örgütün adı, 2011'e kadar kamuoyunda hiç bilinmiyordu. Bu üç kişinin yaklaşık on üç yıl boyunca yakalanmadan yaşayabilmesi, devletin aşırı sağ yapılara yönelik izleme kapasitesine dair ciddi sorular doğurdu.
Olay
Eylül 2000 ile Nisan 2006 arasında dokuz erkek, çoğu Türk kökenli küçük işletme sahibi, aynı silahla vurularak öldürüldü; kurbanlar arasında Yunan kökenli bir kişi de vardı. 2007'de Heilbronn'da polis memuru Michèle Kiesewetter öldürüldü, meslektaşı ağır yaralandı. NSU ayrıca 1999 ve 2004'teki Nürnberg ve Köln bombalı saldırılarıyla ve çok sayıda banka soygunuyla ilişkilendirildi.
Yıllarca soruşturma, ailelere yönelik şüpheleri ve "organize suç" teorisini öne çıkardı; basında ve polis dilinde kurbanların kökenine gönderme yapan yakıştırmalar kullanıldı. Bu yaklaşım, mağdur yakınları için ayrı bir acı kaynağı oldu.
Silahlı saldırılar çoğunlukla gündüz saatlerinde, susturuculu aynı tabancayla yapıldı. Kurbanlar Nürnberg, Münih, Hamburg, Rostock, Dortmund, Kassel ve başka kentlerde, çoğunlukla kendi işyerlerinde hayatını kaybetti; aileler ise yıllarca hem yaslı hem de şüpheli konumunda bırakıldı.
Soruşturma ve yargı süreci
Kasım 2011'de Eisenach'ta bir banka soygunu sonrası Mundlos ve Böhnhardt bir karavanda ölü bulundu; aynı gün Zwickau'daki evleri yandı. Zschäpe teslim oldu. Kiesewetter'in silahı ve cinayetlerde kullanılan tabanca bulundu. Bu keşif, soruşturmanın yanlış yönde yürüdüğünü ortaya koydu.
Münih'teki dava yıllarca sürdü. 11 Temmuz 2018'de Zschäpe on cinayetten suçlu bulunarak ömür boyu hapse mahkûm edildi. Ralf Wohlleben on, Carsten Schultze üç yıl gençlik hapsi, André Eminger iki buçuk yıl, Holger Gerlach üç yıl ceza aldı. Federal ve eyalet meclislerinde soruşturma komisyonları kuruldu; istihbarat dosyalarının imha edilmesi nedeniyle federal anayasayı koruma dairesi başkanı 2012'de istifa etti.
2012'de Almanya devleti, kurbanların ailelerinden resmen özür diledi. 23 Şubat 2012'de yapılan devlet anma töreni, bu yüzleşmenin sembolik adımlarından biri oldu; yine de dava boyunca pek çok soru, özellikle istihbarat görevlilerinin rolüne dair olanlar, yanıtsız kaldı.
Bugün
Karar, kurbanların aileleri ve destekçilerce eksik bulundu; birçok kişi destek ağının tamamının aydınlatılmadığını savundu. Dava, Almanya'da kurumsal ırkçılık ve istihbarat hizmetlerinin rolü üzerine tartışmaları sürdürüyor ve kurbanlar anma törenleriyle anılıyor.