Arka plan
Rojin Kabaiş, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde okul öncesi öğretmenliği okuyan 21 yaşında bir öğrenciydi ve üniversitenin yurdunda kalıyordu.
Rojin'in babası Nizamettin Kabaiş, kızının ölümünün bir cinayet olduğunu ve sorumluların bulunması gerektiğini ısrarla dile getiriyor.
Olay
Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 akşamı yurttan ayrıldı ve bir daha haber alınamadı. Eşyalarının kampüs yakınında göl kıyısında bulunması üzerine arama başlatıldı. 15 Ekim 2024'te cansız bedeni, Tuşba ilçesi Mollakasım Mahallesi'nde Van Gölü kıyısında bulundu.
Olay yerinin yeri, sonraki incelemelerde neden orada bulunduğuna ilişkin soruların merkezinde yer aldı. Ölüm nedeni, bir intihar veya kaza mı yoksa üçüncü kişilerin müdahalesi mi olduğu konusunda aile ile resmî açıklamalar arasında ayrılık sürdü.
Soruşturma ve yargı süreci
Adli Tıp Kurumu'nun 6 Kasım 2024 tarihli raporu, otopside iki farklı erkeğe ait DNA bulunduğunu, ancak şüpheli bir bulguya rastlanmadığını bildirdi. Kasım 2025'te Van Barosu, cesedin olay yerinden morga ulaşana kadar temas etmiş olabilecek 134 kişinin DNA profilinin karşılaştırıldığını açıkladı; bu sayı sonra 195'e çıktı ve yurt ile üniversite güvenlik görevlilerinden de örnek alındı.
2026'da soruşturma yeniden genişletildi. Mayıs 2026'da yaklaşık 2.500 kişilik bir havuzda karşılaştırmalar başladı ve yaklaşık 415–425 profil incelendi; son haberlere göre örnek alınan kişi sayısı 470'e yaklaştı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Rojin'in telefonunun açılması için özel bir ekip kurulduğunu ve Van ile Diyarbakır ayaklarında yeni ekipler oluşturulduğunu açıkladı. Kamera kayıtları yeniden inceleniyor ve silindiği öne sürülen kayıtlar araştırılıyor.
Bugün
Ölümün üzerinden iki yıla yakın süre geçti; otopside bulunan iki erkek DNA profilinin kime ait olduğu bilinmiyor. Kimse mahkûm edilmedi ve kesin bir sonuç açıklanmadı. Aile ve avukatları soruşturmanın derinleşmesini istemeyi sürdürüyor. Kabaiş vakası, genç kadınların ölümlerinde şeffaf ve titiz soruşturmanın önemini hatırlatan örneklerden biri olarak gündemde kalıyor.